Bodrum’un "Beton" Baronları ve İmar Rantının Karanlık Yüzü

Bodrum, beyaz evleri ve mavi deniziyle değil; artık mühür tanımayan beton mikserleri, gece yarısı basılan evler ve telefonun ucundaki "gizemli" tehditlerle anılıyor.

Köşe Yazıları Yayın: 03 Ocak 2026 - Cumartesi - Güncelleme: 03.01.2026 22:49:00
Editör -
Okuma Süresi: 4 dk.
Google News

Bodrum denilince bir zamanlar akla beyaz evler ve masmavi bir deniz gelirdi. Şimdilerde ise bu tablo; mühür tanımayan beton mikserleri, gece yarısı basılan evler ve telefonun ucundaki “gizemli” tehditlerle lekeleniyor. Bodrum artık huzurun değil, rantın ve korkunun başkenti yapılmak isteniyor.

Aras döneminde Akçaalan mevkiindeki bir kaçak yapıyı gündeme taşımıştım. Haberi yapmadan önce her sorumlu gazeteci gibi Bodrum Belediyesi İmar yetkilileriyle görüştüm. Yetkili kişi; inşaatın yasal olmadığını, mühürleme işleminin uygulanacağını teyit edince haberi girdim. Ancak haberi yayımlamadan önce bilgi paylaşan çevreci dostumu uyardım: “Ben yazana kadar sosyal medyada paylaşma.” Maalesef o dostum heyecanına yenik düşüp paylaşım yapınca, evine bir hafriyat firması sahibi tarafından “ziyaret” düzenlendi. Korku iklimi meyvesini verdi; arkadaşım suç duyurusunda bulunamadı. Peki, o mühürlenen yapıya ne mi oldu? Muazzam bir “maharetle” imar ve iskanını alıp yerinde yükselmeye devam etti.

“Sen Bizi Tanımazsın Ama Biz Seni Biliriz”

Ne zaman Akçaalan sırtlarındaki kaçak yapılaşmaya dokunsam, eşek arısı yuvasına çomak sokmuş gibi hissediyorum. Turgutreis, Akçaalan ve İslamhaneleri bölgesindeki tarım arazilerinin nasıl talan edildiğini yazdığımda, karşımda hukuk devletini bulmayı beklerken; hafriyatçıları ve kulağıma tutulan telefonun ucundaki o “gri” sesleri buldum.

“Kimsiniz?” diye sorduğumda aldığım cevap Türkiye’deki yerel rant düzeninin özetidir:

“Sen bizi tanımazsın ama biz seni biliriz.”

Ertesi gün Akçaalan sırtlarına çıkıp, '' Şimdi de Kaçak Yol Yaptılar'' haberiyle birlikte canlı yayın yaptım. Tehditlere boyun eğmedim ama bir gerçeği de görmüş oldum: Bodrum’da kalem oynatmak artık sadece gazetecilik değil, bir güvenlik meselesi haline gelmiş.

Rekreasyon mu, Betonun Ön Hazırlığı mı?

Gelelim 2025 yılına… Bodrum Belediyesi bu canavarla gerçekten mücadele mi ediyor, yoksa sadece tribünden mi izliyor?

Bodrum’un “elmas madeni” imar rantıdır. Bu rantın en taze ve tehlikeli örneği Turgutreis’teki kentsel dönüşüm ilanıdır. Ancak asıl tehlike Akçaalan’da dönen dolaplarda saklı. Birkaç parsel birleştirilip “Rekreasyon Alanı” ilan ediliyor, ardından %5’lik imara açılma girişimi iddiaları havada uçuşuyor. Bu, doğayı koruyoruz maskesi altında betonun önünü açma projesidir.

Belediye İmar Müdürlüğü’ne basın birimi üzerinden sorduğum sorular ise hala yanıtsız. Oysa soru net: Bodrum’un tabutuna çakılan bu yeni çivilere kim izin veriyor?

En Kritik Soru: Kim Bu Sahipler?

Buradan ilgililere ve yetkililere açıkça soruyorum:

  1. Kooperatif kılıfı altında Akçaalan ve İslamhaneleri arasında kaç adet kaçak yapı yükseliyor?

  2. Mühürlü olması gereken bu binaların pencerelerinden geceleri o ışıklar nasıl yansıyor? Mühür sadece halkın gözünü boyamak için mi vuruluyor?

  3. En önemlisi: Bu rantın, bu parsellerin ve bu kaçak yapıların birinci veya ikinci derece sahipleri bugün Belediyenin herhangi bir temsil makamında oturuyor mu?

Gazetecinin tehdit edildiği, kaynağın evinin basıldığı bir iklimde Bodrum’u koruyamazsınız. Bodrum’u yönetenler ya bu rant çetelerine teslim olacaklar ya da doğanın ve halkın hakkını savunacaklar. Gri alan kalmadı; ya betondan yanasınız ya da Bodrum’dan.

Lojistik desteği, yani o evlerin ışığının nasıl yandığını bir sonraki yazıda masaya yatıracağız.

Bir sonraki yazı başlığımız: "Kaçak Evlerin Yasal Elektriği"

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.